Salı, Mart 16, 2010

Site Search

Internet yavaş yavaş çöplük oluyor

Teknoloji ile ilgili herhangi bir trendi yakında takip eden bir ülke olarak, kimseden geri kalmayıp ortalığı saçma sapan sitelerle doldurmaya devam ediyoruz.
Wordpress, Joomla ve ücretsiz forum yazılımları sağolsun, tasarımıyla, alt yapısıyla tam teşekküllü bir site kurmanız 20 dakikanızı almaz. Bunun üzerine diğer sitelerin içeriğini ister elinizle çalın, ister bu işi otomatik hale getiren programlar kurun, artık google tarafından indekslenecek bir siteniz hazır. Ne de olsa içeriği çalınmaya hazır yüzlerce site ve blog var.
Çizgi Elektronik genel müdürü Niyazi Saral, ki kendisini donanım dünyasını ve forumlarımızı yakından takip edenler tanırlar, bir kitap yazmış: “Bana bilgisayarcı demeyin!”. Bu kitapta bilgisayar sektörünün önemli bir kısmına işlemiş olan ticari ahlaksızlık, yönetim yanlışları üzerine Niyazi Saral’ın izlenimleri var.

Umarım biz de yakında “Bana Internet sitesi yöneticisi demeyin!” adında bir kitap çıkartmayız.

Bardağı taşırsan son nokta, Murat’ın ekran kartı incelemelerinden birisini çalan siteye “bari yazının 1 paragrafını alıp geri kalanına link verin” diye bir mesaj atmıştım. Gelen cevap ürkütücü: “Emeğinize saygım var ama yazılarınızı çalmak zorundayım.”. Bu sivri zekalı arkadaşı tasvir edecek sözcük bulamıyorum maalesef.

Bu tür içerik hırsızlığı yapan sitelerin sitelerin onlara e-posta attığınızda bile gösterdiği tavır, sizi işinizden soğutmaya yetebilir. Bu tür içerik hırsızlığı yapan bir sitenin sahibi, Wordpress forumlarında yardım arıyordu yaşadığı Türkçe karakter problemine çözüm bulmak için. Ben de şu sıralar Wordpress ile ilgili birkaç rehber hazırlıyorum, ki tam da bu arkadaşın yaşadığı sorunun çözümünü anlatan. Şimdi pireye kızıp battaniye yakmanın bir anlamı var mı? Umarım bizim siteyi bilmiyordur diyeceğim ama yazılar çalındığına göre gayet de güzel biliyor.

[…]

İçerik hırsızlığını da geçelim. Her Internet kullanıcısı mutlaka karşılaşmıştır: Ne amaçla açıldığı belli olmayan, 1680×1050 çözünürlükte bile rengarenk, okunmayan, 16 punto “Comic Sans Serif” fontlarıyla karşımıza çıkan, bir türlü arama motorlarında çıkan ama içerik olarak da bir işe yaramayan forum sitelerinden iğrendiğiniz olmadı mı? Bu tür sitelerdeki forum kullanıcıları da kopyala yapıştır ile “rep” almakla uğraşırlar. Forumlarına yaptıkları SEO eklentileri ve çalıntı içerikleriyle birgün Türkiye’nin en popüler sitesi olmayı hayal ederler. Arama motorlarının, arama sonuçlarını daha rafine bir şekilde sunmasını istemişizdir hepimiz sırf bu sebepten.
[…]

Kendi kişisel sayfasında veya blogspot, wordpress gibi hizmetlerden blog tutan, paylaşım içindeki arkadaşları daha önce desteklediğimizi çeşitli blog yazılarında ifade etmişimdir. Onların da bu konu hakkında başları çok ağrıyor biliyorum. Ve maalesef şimdilik kalıcı çözüm yok dostlar :)

Kısacası, 2007 senesi Türkiye’de Internet siteleri açısından çok verimsiz oldu. “Keşke Joomla, Wordpress, PhpBB, Vbulletin gibi yazılımları kurmak bu kadar kolay zahmetsiz olmasaydı” diye serzenişte bulunmamak elde değil. Hazır CMS’ler bir taraftan hayat kurtarır hale geldi, bir taraftan mertliği bozdu.
pclabs.gen.tr


Leave a Reply




İlk canlı bilgisayarlar yapıldı

Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar.Amerika’dan bilim adamları, bakterilerin genlerini değiştirerek “yaşayan bilgisayar” yaptı. Araştırma, bu tür bilgisayarların kullanışlı olduğu kadar, veri saklama ve genetik mühendisliği için de uygulanabilir olduğunu gösterdi.
Kuzey Carolina ve Batı Missouri Devlet Üniversitesi’nden matematikçiler ve biyologlar, E.koli bakterisine genler ekleyerek, “yanık krep” adı verilen matematik problemini çözmeyi başardılar.

Bu matematik problemi farklı boyutlarda ve yanık bir bölümü olan krepleri içeriyor. Soru ise, bu krepleri, yanık kısmı üst tarafa gelecek şekilde en büyük altta olacak şekilde “en az hamleyle” sıralamak.

Bu deneyde, araştırmacılar DNA parçalarını krep olarak kullandı. E-koli bakterisine başka bakterilerden gen ekleyerek, bu “krepleri” çevirmeleri sağlandı. Ayrıca bakterilere, sadece doğru sıralamada çevirme yaptıklarında, antibiyotiğe dirençli olmasını sağlayan bir gen de eklendi.

Yaşayan bilgisayarların ilk prototiplerinden olan bu bilgisayarların birçok kullanım alanı bulunuyor. Bir kavanozda onlarca milyar bakteri bulunabileceği için sağlanacak bilgi işlem gücünün devasa olacağı belirtiliyor. Bunun anlamı ise daha az yerde daha hız anlamına geliyor. Ayrıca bakterilerin öğrenebilme ve mutasyon yetenekleri nedeniyle bilgisayar teknolojisini çok farklı bir boyut getireceği düşünülüyor.